Perdão e misericórdia
O perdão é o coração do evangelho. Deus nos perdoou em Cristo e nos chama a perdoar uns aos outros, assim como fomos perdoados — sem limites e sem condições.
O perdão de Deus
Deus é rico em misericórdia. Ele apaga nossas transgressões e não se lembra mais dos nossos pecados. Quem confessa, alcança perdão.
Eğer günahlarımızı itiraf edersek, bize günahlarımızı bağışlayıp bizi her haksızlıktan arındırmak için O sadık ve adildir.
Eğer günahlarımızı itiraf edersek, bize günahlarımızı bağışlayıp bizi her haksızlıktan arındırmak için O sadık ve adildir.
Ben kendi uğruma suçlarınızı silen benim;
senin günahlarını da hatırlamayacağım.
Ben kendi uğruma suçlarınızı silen benim;
senin günahlarını da hatırlamayacağım.
Doğu batıdan ne kadar uzaksa,
isyanlarımızı bizden o kadar uzaklaştırdı.
Çünkü sen iyisin, bağışlamaya hazırsın, ey Efendi
seni çağıran herkese karşı
boldur sevgi dolu iyiliğin.
Çünkü sen iyisin, bağışlamaya hazırsın, ey Efendi
seni çağıran herkese karşı
boldur sevgi dolu iyiliğin.
Çünkü sen iyisin, bağışlamaya hazırsın, ey Efendi
seni çağıran herkese karşı
boldur sevgi dolu iyiliğin.
Çünkü haksızlıklarına karşı merhametli olacağım,
Günahlarını ve suçlarını artık hatırlamayacağım.’"
Perdoar como fomos perdoados
Jesus ensinou que devemos perdoar setenta vezes sete. Se não perdoarmos aos outros, o Pai celestial também não nos perdoará.
Sonra Petrus Yeşua’ya gelip, "Efendimiz, kardeşim bana karşı kaç kez günah işlerse onu bağışlayayım? Yedi kereye kadar mı?" dedi.
Yeşua ona, "Sana yedi kereye kadar değil, ben sana yetmiş kere yedi kez derim.
Sonra Petrus Yeşua’ya gelip, "Efendimiz, kardeşim bana karşı kaç kez günah işlerse onu bağışlayayım? Yedi kereye kadar mı?" dedi.
Yeşua ona, "Sana yedi kereye kadar değil, ben sana yetmiş kere yedi kez derim.
Sonra Petrus Yeşua’ya gelip, "Efendimiz, kardeşim bana karşı kaç kez günah işlerse onu bağışlayayım? Yedi kereye kadar mı?" dedi.
Yeşua ona, "Sana yedi kereye kadar değil, ben sana yetmiş kere yedi kez derim.
Eğer her biriniz kardeşinizi suçları için yürekten bağışlamazsanız, göksel Babam da size öyle yapacaktır."
"Çünkü insanlara suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar. Ama siz insanlara suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz."
"Çünkü insanlara suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar. Ama siz insanlara suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz."
"Çünkü insanlara suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.
Bize borçlu olanları bağışladığımız gibi,
Sen de bizim borçlarımızı bağışla.
Ne mutlu merhametli olanlara,
çünkü onlar merhamete kavuşacaklar.
A prática do perdão
Perdoar é um ato de obediência e liberdade. A Escritura nos exorta a suportar uns aos outros e perdoar de coração, se alguém tiver algo contra outro.
Birbirinize katlanın, birinin öbüründen bir şikayeti varsa, Mesih’in sizi bağışladığı gibi, siz de birbirinizi öyle bağışlayın.
Birbirinize katlanın, birinin öbüründen bir şikayeti varsa, Mesih’in sizi bağışladığı gibi, siz de birbirinizi öyle bağışlayın.
Birbirinize katlanın, birinin öbüründen bir şikayeti varsa, Mesih’in sizi bağışladığı gibi, siz de birbirinizi öyle bağışlayın.
Birbirinize karşı iyi yürekli, şefkatli olun. Tıpkı Tanrı’nın sizi Mesih’te bağışladığı gibi, siz de birbirinizi bağışlayın.
Birbirinize karşı iyi yürekli, şefkatli olun. Tıpkı Tanrı’nın sizi Mesih’te bağışladığı gibi, siz de birbirinizi bağışlayın.
Birbirinize karşı iyi yürekli, şefkatli olun. Tıpkı Tanrı’nın sizi Mesih’te bağışladığı gibi, siz de birbirinizi bağışlayın.
Tam bilgelik ve anlayışla bize bol bol sağladığı lütfunun zenginliğine göre,
Tam bilgelik ve anlayışla bize bol bol sağladığı lütfunun zenginliğine göre,
O bizi karanlığın gücünden kurtarıp sevgili Oğlu’nun Krallığı’na aktardı. O’nda kurtuluşa, günahlarımızın bağışına sahibiz.
Misericórdia e graça
Deus é compassivo e tardio em irar-se. A misericórdia triunfa sobre o juízo, e quem se humilha diante de Deus encontra graça abundante.
Giysilerinizi değil, yüreğinizi yırtın
ve Tanrınız Yahve’ye dönün;
çünkü O lütufkârdır, merhametlidir,
Öfkelenmekte yavaştır, sevgi dolu iyiliği boldur
ve felaket göndermekten vazgeçer.
Suçları bağışlayan, mirasının kalanının itaatsizliğinin üzerinden geçen
senin gibi Tanrı kimdir?
Sonsuza dek öfkesini tutmaz,
çünkü sevgi dolu iyilikten hoşlanır.
"Yine de çok merhametlerinden ötürü onları tamamen bitirmedin ve bırakmadın; çünkü sen lütufkâr ve merhametli bir Tanrı’sın.
Merhametli olana merhametini,
kusursuz olana kusursuzluğunu gösterirsin.
eğer adımla çağırılan halkım kendilerini alçaltırsa, dua edip yüzümü ararsa ve kötü yollarından dönerlerse, gökten işiteceğim, günahlarını bağışlayacağım ve ülkelerini iyileştireceğim.
Hizkiya, İsrael’in Tanrısı Yahve için Pesah tutmak için Yeruşalem’de olan Yahve’nin evine gelsinler diye, bütün İsrael ve Yahuda’ya haber yolladı; Efraim ve Manaşşe’ye de mektuplar yazdı. Çünkü kral, beyleriyle ve Yeruşalem’deki bütün toplulukla, Pesah’ı ikinci ayda tutmak için aralarında danışmışlardı. Çünkü o sırada bunu tutamadılar; çünkü yeterli sayıda kâhinler kendilerini kutsamamışlardı ve halk da Yeruşalem’de toplanmamıştı. Bu, kralın ve bütün topluluğun gözünde doğru bir şeydi. Böylece, İsrael’in Tanrısı Yahve için Pesah’ı Yeruşalem’e gelip tutsunlar diye, Beerşeva’dan Dan’a kadar bütün İsrael’de bir duyuru yapmaya karar verdiler; çünkü yazılmış olduğu gibi çoktandır tutulmamıştı.
Böylece ulaklar kralın ve beylerinin mektuplarıyla birlikte kralın buyruğuna göre bütün İsrael ve Yahuda’ya gidip şöyle dediler: "Ey İsrael’in çocukları, Avraham, İshak ve İsrael’in Tanrısı Yahve’ye yeniden dönün, öyle ki, O da Aşur krallarının elinden kaçıp kurtulanlarınızın kalanına geri dönsün. Atalarının Tanrısı Yahve’ye karşı suç işleyen atalarınız ve kardeşleriniz gibi olmayın; onun için, gördüğünüz gibi onları haraplığa verdi. Şimdi atalarınız gibi sert enseli olmayın; Yahve’ye teslim olun ve O’nun sonsuza dek kutsal kılmış olduğu kutsal yere girin ve Tanrınız Yahve’ye hizmet edin ki, O’nun kızgın öfkesi sizden dönsün. Çünkü eğer yeniden Yahve’ye dönerseniz, kardeşleriniz ve çocuklarınız onları esir alanların önünde merhamet bulurlar ve bu ülkeye geri dönerler. Çünkü Tanrınız Yahve lütufkâr ve merhametlidir ve eğer O’na dönerseniz yüzünü sizden çevirmez."
Böylece ulaklar Efraim ve Manaşşe diyarından, Zevulun’a kadar kentten kente geçtiler. Ama halk onlarla alay etti ve onlarla eğlendiler. Bununla birlikte Aşer, Manaşşe ve Zevulun’dan bazı adamlar kendilerini alçalttılar ve Yeruşalem’e geldiler. Onlara bir yürek vermek için, Yahve’nin sözüne göre kralın ve beylerin buyruğunu yapmaları için Tanrı’nın eli de Yahuda’nın üzerine geldi.
İkinci ayda Mayasız Ekmek Bayramı’nı tutmak için Yeruşalem’de çok insan, çok büyük bir toplulukla toplandı. Kalkıp Yeruşalem’deki sunakları kaldırdılar, bütün buhur sunaklarını da kaldırıp Kidron Vadisi’ne attılar. O zaman ikinci ayın on dördüncü günü Pesah kurbanını kestiler. Kâhinler ve Levililer utandılar ve kendilerini kutsadılar ve Yahve’nin evine yakmalık sunular getirdiler. Tanrı adamı Moşe’nin Yasası’na göre, düzenleri uyarınca kendi yerlerinde durdular. Kâhinler, Levililer’in elinden aldıkları kanı serptiler. Çünkü toplulukta kendilerini kutsamayan çok kişi vardı; bu nedenle Levililer, temiz olmayan herkesin Pesah kurbanlarını kesmek, onları Yahve’ye adamak için görevliydiler. Çünkü halktan büyük bir kalabalık, Efraim’den, Manaşşe’den, İssakar’dan ve Zevulun’dan birçoğu kendilerini temizlememişlerdi, yine de yazılmış olana uygun olmayarak Pesah’ı yediler. Çünkü Hizkiya onlar için dua edip şöyle demişti: "Kutsal yerin arınmasına göre temiz olmasalar bile, atalarının Tanrısı olan Yahve Tanrı’yı aramaya yüreğini koyan herkesi, iyi Yahve bağışlasın."
Yahve Hizkiya’yı işitti ve halkı iyileştirdi. Yeruşalem’de bulunan İsrael’in çocukları, büyük bir sevinçle Mayasız Ekmek Bayramı’nı yedi gün tuttular. Levililer ve kâhinler, yüksek sesli çalgılarla her gün Yahve’ye ezgi söyleyip Yahve’yi övdüler. Hizkiya, Yahve’ye hizmette anlayışlı olan bütün Levililer’e yüreklendirici sözler söyledi. Böylece yedi gün bayram boyunca yediler, esenlik kurbanları sundular ve atalarının Tanrısı Yahve’ye itirafta bulundular.
Bütün topluluk, yedi gün daha kutlamak için aralarında danıştılar ve sevinçle yedi gün daha tuttular. Çünkü Yahuda Kralı Hizkiya, topluluğa bağış olarak bin boğa ve yedi bin koyun verdi; beyler de topluluğa bin boğa ve on bin koyun verdiler; çok sayıda kâhin de kendilerini kutsadı. Yahuda topluluğunun tümü, kâhinler ve Levililer, İsrael’den gelen tüm topluluk ve İsrael ülkesinden gelip Yahuda’da yaşayan yabancılar sevindiler. Böylece Yeruşalem’de büyük bir sevinç oldu; çünkü İsrael Kralı David oğlu Solomon’un zamanından beri Yeruşalem’de buna benzer bir şey olmamıştı. O zaman Levili kâhinler kalkıp halkı kutsadılar. Sesleri duyuldu ve duaları Tanrı’nın kutsal meskenine, göğe kadar çıktı.
Arrependimento e perdão
O arrependimento genuíno abre as portas do perdão. Deus convida todos ao arrependimento e promete perdoar completamente quem volta a Ele.
Petrus onlara, "Günahlarınızın bağışlanması için Yeşua Mesih’in adıyla her biriniz tövbe edin ve vaftiz olun" dedi. "Böylelikle Kutsal Ruh armağanını alacaksınız.
"Bu nedenle tövbe edin ve Tanrı’ya dönün ki, günahlarınız silinsin. Böylece Efendi‘nin önünden yenilenme zamanları gelebilsin.
Bu nedenle, kardeşlerim, bilin ki, bu Kişi aracılığıyla günahlarınızın bağışlanacağı size bildirilmiş bulunuyor. İman eden herkes, Moşe’nin Yasası’yla aklanamadığı her şeyden O’nun aracılığıyla aklanır.
Tanrı, bilgisizlik zamanlarını görmezlikten geldi. Ama şimdi her yerde bütün insanların tövbe etmesini buyuruyor.
Günahımı sana itiraf ettim.
Suçumu saklamadım.
"Yahve’ye isyanlarımı itiraf edeceğim" dedim.
Günahımın suçunu bağışladın. Selah.
Günahlarını gizleyen başarılı olmaz,
ama onları itiraf edip bırakan merhamet bulur.
Kötü kişi kendi yolunu, haksız kişi kendi düşüncelerini bıraksın.
Yahve’ye, Tanrımız’a dönsün, O da ona merhamet eder;
çünkü O serbestçe bağışlayacaktır.
Kötü kişi kendi yolunu, haksız kişi kendi düşüncelerini bıraksın.
Yahve’ye, Tanrımız’a dönsün, O da ona merhamet eder;
çünkü O serbestçe bağışlayacaktır.
Perdão nos relacionamentos
Se teu irmão pecar contra ti, repreende-o; se se arrepender, perdoa-lhe. Não guarde ressentimento — liberte-se pelo perdão.
Dikkatli olun! Kardeşin sana karşı günah işlerse, onu azarla. Eğer tövbe ederse onu bağışla. Sana karşı günde yedi kez günah işler ve yedi kez gelip, ‘Tövbe ediyorum’ derse onu bağışlayacaksın."
"Yargılamayın ki, siz de yargılanmayasınız.
Suçlamayın ki, siz de suçlanmayasınız.
Serbest bırakın ki, siz de serbest bırakılasınız.
"Yargılamayın ki, siz de yargılanmayasınız.
Suçlamayın ki, siz de suçlanmayasınız.
Serbest bırakın ki, siz de serbest bırakılasınız.
"Yargılamayın ki, siz de yargılanmayasınız.
Suçlamayın ki, siz de suçlanmayasınız.
Serbest bırakın ki, siz de serbest bırakılasınız.
Yeşua, "Baba, onları bağışla, çünkü ne yaptıklarını bilmiyorlar" dedi.
Kura çekip O’nun giysilerini aralarında paylaştılar.
Duaya durduğunuz zaman, birine karşı bir şeyiniz varsa onu bağışlayın ki, gökteki Babanız da sizin suçlarınızı bağışlasın.
Duaya durduğunuz zaman, birine karşı bir şeyiniz varsa onu bağışlayın ki, gökteki Babanız da sizin suçlarınızı bağışlasın.
Duaya durduğunuz zaman, birine karşı bir şeyiniz varsa onu bağışlayın ki, gökteki Babanız da sizin suçlarınızı bağışlasın. Ama siz bağışlamazsanız, gökteki Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz."
"'Öç almayacaksın, halkının çocuklarına kin tutmayacaksın, komşunu ise kendin gibi seveceksin. Ben Yahve’yim.'"
İyilik ve gerçeğin seni bırakmasına
izin verme.
Onları boynuna bağla.
Yüreğinin levhasına yaz.
Böylece Tanrı’nın ve insanların gözünde
lütuf ve iyi anlayış bulacaksın.
Suçu örten kişi sevgiyi teşvik eder,
ama konuyu tekrarlayıp duran can dostlarını ayırır.
Dikkat edin ki, kimse Tanrı’nın lütfundan yoksun kalmasın. İçinizde sizi rahatsız edecek ve birçoklarını kirletecek acı bir kök filizlenmesin.
Ama biri kederlendirdiyse, beni değil, abartısız olarak kısmen hepinizi kederlendirmiştir. Böyle birine çoğunluk tarafından verilen bu ceza yeterlidir. Aşırı kedere boğulmaması için tam aksine o kişiyi bağışlayıp teselli etmelisiniz. Bu nedenle ona olan sevginizi onaylamanızı rica ediyorum.
O günahlarımız için, yalnızca bizim günahlarımız için değil, bütün dünyanın günahları için kefaret kurbanıdır.
O, "Hiç kimse, Efendimiz" dedi.
Yeşua, "Ben de seni yargılamıyorum. Yoluna git. Bundan böyle, artık günah işleme!" dedi.
İçinizden biri hasta mı? Kilisenin ihtiyarlarını çağırtsın. Efendi’nin adıyla üzerine yağ sürüp onun için dua etsinler. İman duası hastayı iyileştirecek ve Efendi onu ayağa kaldıracaktır. Günah işlemişse affedilecektir.
"Onlar diyorlar ki, ‘Bir adam karısını boşar, kadın ondan ayrılır ve başka bir adamın olursa, adam yine o kadına döner mi?’ O diyar çok kirlenmez mi? Ama sen birçok sevgiliyle fahişelik ettin; yine de bana dön." diyor Yahve.
"Gözlerini çıplak tepelere kaldır da bak! Seninle nerede yatmadılar? Çöldeki Arap gibi yol kenarında oturup onları bekledin. Fahişeliğinle ve kötülüğünle ülkeyi kirlettin. Bu yüzden sağanak yağışlar alıkoyuldu ve son yağmur olmadı; yine de fahişe alnına sahip oldun ve utanmayı reddettin. Bundan böyle bana, ‘Baba, gençliğimden bana yol gösteren sensin!’ diye haykırmayacak mısın?"
"‘Öfkesini daima tutacak mı? Sonuna kadar saklayacak mı?’ İşte, konuştun, istediğin gibi kötülükler yaptın."
Yahve, Kral Yoşiya günlerinde de bana şöyle dedi: "Dönek İsrael’in yaptığını gördün mü? Her yüksek dağın üzerine çıktı, her yeşil ağacın altına gidip orada fahişelik yaptı. Bütün bunları yaptıktan sonra, ‘Bana dönecek’ dedim; ama dönmedi. Hain kız kardeşi Yahuda da bunu gördü. Gördüm ki, o dönek İsrael’in zina etmiş olduğu için, onu boşayıp kendisine boşanma belgesi verdiğimde, hain kız kardeşi Yahuda hiç korkmadı, ama gidip o da fahişelik yaptı. Fahişeliğini hafife aldığı için ülke kirlendi. Taşla, odunla zina etti. Ama bütün bunlara rağmen hain kız kardeşi Yahuda bütün yüreğiyle değil, yalnızca göstermelik olarak bana döndü." diyor Yahve.
Yahve bana şöyle dedi, "Dönek İsrael, hain Yahuda’dan daha doğru olduğunu gösterdi. Git, şu sözleri kuzeye doğru duyurup de, ‘Ey dönek İsrael, geri dön’ diyor Yahve; ‘Size öfkeyle bakmayacağım, çünkü merhametliyim’ diyor Yahve. ‘Öfkemi daima tutmam. Ancak suçunu itiraf et, Tanrın Yahve’ye karşı geldin, yollarını her yeşil ağacın altında yabancılara saçtın ve sözümü dinlemediniz.’ diyor Yahve. Yahve şöyle diyor, "Ey dönek çocuklar, geri dönün; çünkü ben size kocayım. Birinizi kentten, ikinizi bir boydan alıp sizi Siyon’a getireceğim. Size yüreğime göre çobanlar vereceğim, sizi bilgi ve anlayışla besleyecekler. Öyle olacak ki, siz diyarda çoğalıp arttığınız o günlerde," diyor Yahve, "Artık 'Yahve’nin Antlaşma Sandığı!' demeyecekler. Akıllarına gelmeyecek, onu hatırlamayacaklar. Onu özlemeyecekler, bir başkası da yapılmayacak. O zaman Yeruşalem’e 'Yahve’nin Tahtı' diyecekler; bütün uluslar ona, Yahve’nin adına, Yeruşalem’e toplanacaklar. Artık kötü yüreklerinin inatçılığı ardından yürümeyecekler. O günlerde Yahuda evi İsrael eviyle birlikte yürüyecek ve kuzey ülkesinden atalarınıza miras olarak vermiş olduğum ülkeye birlikte gelecekler."
"Ama ben, ‘Seni nasıl da çocukların arasına koymak ve sana hoş bir ülke, uluslar ordularının güzel mirasını vermek istiyorum!’ dedim ve, ‘Bana "Babam" diyeceksin ve benim ardımdan dönmeyeceksin’ dedim."
"Gerçekten bir kadın nasıl hainlik ederek kocasından ayrılırsa, siz de bana öyle hainlik ettiniz, ey İsrael evi" diyor Yahve. Çıplak tepeler üzerinde bir ses duyuluyor, İsrael’in çocuklarının ağlayışı ve yakarışları; çünkü yollarını saptırdılar, Tanrıları Yahve’yi unuttular. Geri dönün, ey dönek çocuklar, ve ben sizin dönekliğinizi iyi edeceğim.
"İşte, biz sana geldik; çünkü sen Tanrımız Yahve’sin. Gerçekten dağlardan gelen yardım, dağlardaki kargaşa boştur. Gerçekten İsrael’in kurtuluşu Tanrımız Yahve’dedir. Ama utanç verici şey gençliğimizden beri atalarımızın emeğini, sürülerini ve sığırlarını, oğullarını ve kızlarını yiyip bitirdi. Utancımız içinde yatalım ve rezilliğimiz bizi örtsün; çünkü gençliğimizden bu güne dek biz ve atalarımız Tanrımız Yahve’ye karşı günah işledik. Tanrımız Yahve’nin sözüne itaat etmedik."
Her şeyden önce birbirinizi içten sevin. Çünkü sevgi birçok günahı örter.