1 Köleler bir boyunduruk altındalar.6:1 Köleler bir boyunduruk altındalar. Boyunduruk, araba veya saban çeken hayvanların boynuna geçirilen tahta bir alet. Çekilen araç iplerle bu alete bağlanır. Yahudiler bunu Tevrat buyruklarını yerine getirmenin ağırlığını anlatmak için kullanırlardı. Buradaki boyunduruk altında olmak sözü kölenin sahibinin kendisini çalıştırma yetkisini kabul etmek zorunda olduğunu anlatır. Kendi efendilerini tamamıyla saygıya layık görsünler. Öyle ki, Allahʼın adı ve Oʼnun hakkında öğrettiklerimiz kötülenmesin. 2 Efendisi imanlı olan köleler "nasıl olsa imanlı kardeşiz" deyip ona saygısızlık etmesinler. Tersine, daha titiz hizmet etsinler. Çünkü bu iyi hizmetten faydalananlar sevdikleri imanlı kişilerdir. Bu prensipleri öğret ve üzerinde dur.
3 Bazıları farklı inançlar vaaz ediyor, sağlam sözleri, yani Rabbimiz İsa Mesihʼin sözlerini ve Allahʼın yoluna uygun eğitimi kabul etmiyorlar. 4 Öyleleri gururlu ve tamamen bilgisiz. Onlar tartışmayı ve sözlerin anlamı hakkında kavga etmeyi hastalık derecesinde severler. Böyle şeylerden kıskançlık, çekişme, iftira ve asılsız şüpheler ortaya çıkar. 5 Böyle kişiler insanlar arasında sürtüşmelere yol açarlar. Çarpık fikirlidirler ve gerçek bilgiden yoksundurlar. Allahʼın yolunu para kazanma kapısı sanırlar.
6 Ama esas kazanç, eldekiyle yetinerek Allah yolunda yürümektir. 7 Çünkü dünyaya hiçbir şey getirmedik, dünyadan bir şey de götüremeyiz. 8 Ama yiyeceğimiz ve giyeceğimiz varsa, bunlarla yetinmeliyiz. 9 Zengin olmak isteyenlerse doğru yoldan saptırılır, kapana düşerler. İnsanları felakete sürükleyen, mahveden bir sürü akılsızca ve zararlı heveslere kapılırlar. 10 Çünkü para sevgisi her türlü kötülüğün köküdür. Bazı insanlar kendilerini para sevgisine kaptırıp imandan saptılar. Başlarına bir sürü bela açtılar.
11 Ama sen, ey Allah adamı, öyle şeylerden kaç. Doğru olanı yapmaya, Allahʼın yolunda yürümeye, iman ve sevgiye önem ver. Dayanıklı ve yumuşak huylu ol. 12 İmanımız uğruna yüce mücadeleyi sürdür. Allahʼın seni çağırdığı sonsuz yaşama sıkı sıkıya tutun. Birçok şahidin önünde bu yüce inancı kabul ettiğini söyledin. 13 Mesih İsa, Vali Pontiyus Pilatusʼa bu yüce inanç hakkında şahitlik etti. Her şeye yaşam veren Allahʼın ve Mesih İsaʼnın huzurunda sana şu emri veriyorum: 14 Allahʼın buyruğunu Rabbimiz İsa Mesihʼin görüneceği güne kadar eksiksiz ve kusursuz olarak yerine getir. 15 Evet, bereket sahibi biricik Hükümdar, kralların Kralı ve efendilerin Efendisi kendi karar verdiği bir zamanda Mesihʼin gelmesini sağlayacak. 16 Özde ölümsüz olan tek varlık Oʼdur. Kimsenin yaklaşamadığı ışıkta oturur. Hiçbir insan Oʼnu görmemiştir, göremez de. Şan şeref ve kudret sonsuza kadar Oʼnun olsun! Amin.
17 Bu dünyada zengin olanlara şöyle emret: Gururlu olmasınlar, yok olup giden zenginliğe değil, Allahʼa güvensinler. O, hayatın tadını çıkaralım diye her ihtiyacımızı bol bol karşılar. 18 Söyle onlara, iyilik yapsınlar, paralarını yardım işleri için kullansınlar, açık elle versinler, paylaşmaya hazır olsunlar. 19 Böylece gelecek için kendilerine sağlam temel olan bir hazine biriktirmiş olurlar. Bunu yaparak gerçek yaşama kavuşacaklar.
20 Ey Timoteos, sana emanet edileni koru! Allahʼın yoluna uygun olmayan boş laflardan uzak dur. Yanlışlıkla bilim diye tanınan inanç sisteminin6:20 Yanlışlıkla bilim diye tanınan inanç sisteminin Hristiyanlığın başlangıcında ruhani sırları ve yaradılışın sırrını bilmek iddiasında olan inanç sistemi, gnostisizm. Grekçede bilmek kelimesinden türetilir. sebep olduğu çekişmelerden sakın. 21 Bazı kişiler, bu sözde bilime önem vererek imandan saptılar.
Allahʼın lütfu üzerinizde olsun.
1 Ĉiuj subjugaj sklavoj rigardu siajn estrojn kiel indajn je ĉia honoro, por ke la nomo de Dio kaj la doktrino ne estu blasfemataj. 2 Kaj tiuj, kiuj havas kredantajn estrojn, ne malestimu ilin tial, ke ili estas fratoj, sed servu al ili tiom pli, ĉar tiuj, kiuj partoprenas en la Didonaco, estas fidelaj kaj amataj. Tion instruu kaj konsilu.
3 Se iu instruas malsame kaj ne konsentas al sanaj vortoj, la vortoj de nia Sinjoro Jesuo Kristo, kaj al la laŭpieca doktrino, 4 tiu estas fanfaronema, nenion sciante, sed malsana je demandoj kaj privortaj diskutoj, de kiuj naskiĝas envio, malpaco, mallaŭdoj, malbonaj suspektoj, 5 disputadoj de homoj mense perversigitaj kaj senigitaj je la vero, supozantaj, ke la pieco estas gajnilo. 6 Sed la pieco kun kontenteco estas granda gajnilo; 7 ĉar ni nenion enportis en la mondon, kaj ni ne povas ion forporti; 8 sed havante manĝaĵojn kaj vestojn, ni estos per tio kontentaj. 9 Tamen tiuj, kiuj volas riĉiĝi, falas en tenton kaj kaptilon kaj multajn malsaĝajn kaj malutilajn dezirojn tiajn, kiaj dronigas la homojn en detruo kaj pereo. 10 Ĉar la amo al mono estas radiko de ĉia malbono; celante al tio, kelkaj forvagis de la fido kaj sin trapikis per multaj malĝojoj.
11 Sed vi, ho homo de Dio, forsaviĝu de tiaj aferoj, kaj sekvu justecon, piecon, fidon, amon, paciencon, mildecon. 12 Batalu la bonan batalon de la fido, kaj ektenu la eternan vivon, al kiu vi estas vokita kaj konfesis la bonan konfeson antaŭ multaj atestantoj. 13 Mi vin admonas antaŭ Dio, kiu ĉion vivigadas, kaj antaŭ Kristo Jesuo, kiu antaŭ Pontio Pilato atestis la bonan konfeson, 14 ke vi plenumu la ordonon sen makulo, sen riproĉo, ĝis la apero de nia Sinjoro Jesuo Kristo, 15 kiun aperon en Siaj propraj tempoj montros Tiu, kiu estas la benata kaj sola Potenculo, la Reĝo de reĝoj kaj Sinjoro de sinjoroj, 16 kiu sola havas senmortecon, loĝante en lumo neatingebla, kaj kiun neniu vidis nek povas vidi, al kiu estu honoro kaj potenco eterna. Amen.
17 Admonu tiujn, kiuj estas riĉaj en la nuna mondo, ke ili ne estu arogantaj, kaj ke ili apogu sian esperon ne sur la malcertecon de la riĉo, sed sur Dion, kiu donas al ni riĉe ĉion por ĝuado; 18 ke ili bone agadu, ke ili estu riĉaj je bonaj faroj, ke ili estu pretaj disdoni, simpatiemaj; 19 provizante por si bonan fundamenton kontraŭ la venonta tempo, por ke ili ektenu la efektivan vivon.
20 Ho Timoteo, gardu tion, kio estas komisiita al vi, deturnante vin for de la babiladoj kaj kontraŭparoloj de la falsenomata scio; 21 kiun konfesante, kelkaj maltrafis rilate la fidon.
Graco estu kun vi.