5 Kuzu üçüncü mührü açınca üçüncü yaratığın, "Gel" dediğini işittim. Bakınca kara bir at gördüm. Ata binmiş olanın elinde bir terazi vardı. 6 Dört yaratığın ortasından sanki bir ses işittim. Ses şöyle diyordu, "Bir ölçek buğday bir dinara6:6 Bir ölçek buğday bir dinara Burada ölçek diye tercüme edilen Grekçe kelime, o çağda bir kişinin günlük yiyeceği, dinarsa işçinin günlük ücretiydi., üç ölçek arpa bir dinara. Ama zeytinyağına ve şaraba zarar verme."
Publicidade