Şabat gününün Efendisi İsaʼdır
1 Bir Şabat günü İsa ekin tarlalarından geçiyordu. Oʼnun öğrencileri ekin başaklarını koparıyor, avuçlarında ezip yiyorlardı. 2 Ama Ferisilerden bazıları şunu sordular: "Neden Şabat gününde Tevratʼta yasaklananı yapıyorsunuz?"
3 İsa onlara şöyle cevap verdi: "Davud ve adamları acıkınca Davudʼun ne yaptığını okumadınız mı? 4 Allahʼın evine girdi, adak ekmeklerinden6:4 Adak ekmeklerinden Çadırın ve sonra tapınağın kutsal yerinde bulunan altın masaya her hafta konulan 12 mayasız pide. İbranicede huzur ekmekleri denilir. Haftanın sonunda yenileri konulunca rahipler belirli şartlar altında eskilerini yiyebilirdi. Çıkış 25:30; 1. Samuel 21:1-6 alıp yedi ve yanındakilere de verdi. Oysa o ekmekleri yemeye sadece rahiplerin izni vardı." 5 İsa onlara şunu da söyledi: "İnsan Oğlu olarak ben Şabat gününün efendisiyim."
6 Başka bir Şabat günü İsa, Yahudilerin bir toplantı yerine girip vaaz etmeye başladı. Orada sağ eli sakat bir adam vardı. 7 Tevrat uzmanları ve Ferisiler İsaʼyı yakından izliyorlardı. Oʼnun Şabat gününde şifa verip vermeyeceğini gözlüyorlardı. Böylece İsaʼyı suçlamak için fırsat arıyorlardı. 8 Ama İsa akıllarından geçenleri biliyordu. Eli sakat adama, "Kalk, ortaya geç!" dedi. Adam da kalktı, ortaya geçti.
9 O zaman İsa onlara şunu dedi: "Size bir sorum var! Şabat gününde iyilik mi, yoksa kötülük mü yapmak Tevratʼa uygundur? Bir hayatı kurtarmak mı, yoksa onu yok etmek mi uygundur?"
10 Etrafına dönüp herkese baktı. Sonra adama "Elini uzat!" dedi. Adam elini uzattı ve eli sapasağlam oldu. 11 Ama Tevrat uzmanları ve Ferisiler öfkeden deliye döndüler. İsaʼya ne yapacaklarını aralarında konuşmaya başladılar.
İsa on iki elçisini seçiyor
12 O günlerde İsa dua etmek için bir tepeye çıktı. Bütün geceyi Allahʼa dua etmekle geçirdi. 13 Gün doğunca İsa öğrencilerini yanına çağırdı. Onların arasından "elçi" adını verdiği şu on iki kişiyi seçti:
14 Petrus6:14 Petrus Kaya demektir. İsaʼnın Simunʼa verdiği ad. adını verdiği Simun ve onun kardeşi Andreas,
Yakub ve Yuhanna,
Filipus ve Bartalmay,
15 Matta ve Tomas,
Alpay oğlu Yakub ve lakabı "Yurtsever" olan Simun,
16 Yakub oğlu Yahuda ve İsaʼya ihanet eden Yahuda İskariyot.
İsa vaaz ediyor ve şifa veriyor
17 İsa onlarla birlikte aşağı inip düzlükte durdu. Öğrencileri büyük bir kalabalık halinde oradaydılar. Ayrıca bütün Yahudiyeʼden, Yeruşalimʼden, Sur ve Sayda şehirlerinin çevresindeki deniz kenarından çok sayıda insan vardı. 18 İsaʼyı dinlemeye ve hastalıklarından şifa bulmaya gelmişlerdi. Şeytani ruhlar yüzünden sıkıntı çekenler de iyileşiyordu. 19 Bütün kalabalık İsaʼya dokunmaya çalışıyordu. Çünkü Oʼndan güç akıyor ve herkese şifa veriyordu.
20 İsa başını kaldırıp öğrencilerine bakarak şöyle konuşmaya başladı:
"Ne mutlu size, fakirler!
Çünkü Allahʼın Krallığı sizindir.
21 Ne mutlu size, şimdi açlık çekenler!
Çünkü doyacaksınız.
Ne mutlu size, şimdi ağlayanlar!
Çünkü yüzünüz gülecek.
22 İnsan Oğluʼna bağlı olduğunuz için
insanlar sizden nefret ettikleri,
sizi aralarından kovup aşağıladıkları
ve adınızı kötüledikleri zaman, ne mutlu size!
23 O gün sevinin, sevinçten zıplayın, çünkü gökte ödülünüz büyük olacak. Bilin ki, size kötü davrananların ataları peygamberlere aynısını yaptılar.
24 Ama vay halinize, siz zenginler!
Çünkü daha şimdiden rahata kavuştunuz.
25 Vay halinize, şimdi karnı tok olanlar!
Çünkü açlık çekeceksiniz.
Vay halinize, şimdi yüzü gülenler!
Çünkü yas tutup ağlayacaksınız.
26 Herkes sizi övdüğü zaman vay halinize!
Çünkü ataları, sahte peygamberlere de aynısını yaptılar."
Düşmanlarınızı sevin!
27 "Ama, beni dinleyen sizlere söylüyorum, düşmanlarınızı sevin! Sizden nefret edenlere iyilik yapın. 28 Size lanet edenler için bereket dileyin. Size hakaret edenler için dua edin. 29 Bir yanağınıza şamar atana öbür yanağınızı da çevirin. Paltonuzu zorla alan kişiye gömleğinizi de verin. 30 Sizden bir şey dileyen herkese verin. Biri malınızı almışsa, geri istemeyin. 31 İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın.
32 Eğer sadece sizi sevenleri severseniz, bu size ne övgü kazandırır? Günahkârlar bile kendilerini sevenleri sever. 33 Eğer sadece size iyilik yapanlara iyilik yaparsanız, bu size ne övgü kazandırır? Günahkârlar bile aynısını yaparlar. 34 Eğer sadece geri almayı umut ettiğiniz kişilere ödünç verirseniz, bu size ne övgü kazandırır? Günahkârlar da verdiklerini geri almak şartıyla diğer günahkârlara ödünç verirler. 35 Ama siz düşmanlarınızı sevin, iyilik yapın, hiçbir şey beklemeden ödünç verin. O zaman ödülünüz büyük olacak. O zaman yüce Allahʼın oğulları olacaksınız. Çünkü O da nankör ve kötü kişilere iyilik eder. 36 Babanız nasıl merhametliyse, siz de merhametli olun."
Başkalarını yargılamayın!
37 "Başkasını yargılamayın ki siz de yargılanmayasınız. Suçlu çıkarmayın ki siz de suçlu çıkarılmayasınız. Bağışlayın ki siz de bağışlanasınız. 38 Verin, size de verilecek. Sizin kucağınıza sıkı bastırılmış, güzelce silkelenmiş, dolup taşan bol bir ölçüyle dökecekler. Çünkü hangi ölçekle ölçerseniz, aynı ölçekle size de ölçülecek."
39 Bir de onlara şu benzetmeyi anlattı: "Kör adam başka bir kör adama yol gösterebilir mi? İkisi de çukura düşmez mi? 40 Öğrenci öğretmeninden üstün değildir. Ama eğitimini tamamlayan herkes öğretmeni gibi olur.
41 Neden başkasının gözündeki çöpü görüyorsun da, kendi gözündeki kütüğü görmüyorsun? 42 Kendi gözündeki kütüğü görmüyorsan, kardeşine nasıl ‘Kardeş, izin ver, gözündeki çöpü çıkarayım’ diyebilirsin? Seni ikiyüzlü seni! Önce kendi gözündeki kütüğü çıkar. O zaman daha iyi görür ve kardeşinin gözündeki çöpü çıkarabilirsin."
İyi ağaç iyi meyve verir
43 "Kötü meyve veren iyi ağaç da, iyi meyve veren kötü ağaç da yoktur. 44 Çünkü her ağaç kendi meyvesinden tanınır. İnsanlar dikenlerden incir, çalılardan da üzüm toplamazlar. 45 İyi insan iyilik dolu kalbinden iyi olanı çıkarır. Kötü insan da kötülük dolu kalbinden kötü olanı çıkarır. İnsanın kalbinde ne varsa, ağzından da o çıkar."
Hayatın sağlam temeli, İsaʼnın sözünü dinlemektir
46 "Neden beni ‘Efendimiz, Efendimiz!’ diye çağırıyorsunuz, ama size söylediğim şeyleri yapmıyorsunuz? 47 Bana gelen, sözlerimi işiten ve onları hayatında yerine getiren herkesin nasıl bir kişiye benzediğini size anlatayım. 48 Böyle kişi ev yapan biri gibidir. Derin kazıp kaya üstüne temel atar. Sel basınca ve kabaran sular o eve çarpınca, onu yerinden oynatamaz, çünkü ev sağlam yapılmıştır. 49 Öte yandan sözlerimi dinleyip de yerine getirmeyen kişi, temel atmadan toprak üzerinde ev yapana benzer. Kabaran sular o eve çarpınca ev hemen yıkılır. Evin yıkılışı da korkunç olur."
Šabo Viešpats
1 Vieną šeštadienį eidami per kviečių lauką, Jėzus ir Jo mokiniai skynė varpas ir, sutrynę rankomis, valgė grūdus. 2 Tuomet keletas fariziejų sakė: „Toks elgesys prieštarauja įstatymams! Tavo mokiniai skina varpas, o žydų įstatymas draudžia dirbti šeštadienį." 3 Jėzus atsakė: „Ar neskaitote Šventojo Rašto? Ar niekad neskaitėte, ką darė karalius Dovydas, kai jis ir jo vyrai buvo alkani? 4 Jis nuėjo į šventyklą, paėmė duonos, skirtos Viešpačiui, ir – nors tai įstatymo laužymas – valgė ją ir dalijosi su kitais." 5 Ir dar Jėzus pridūrė: „Mano valioje šeštadienio įstatymai."
6 Kitą šeštadienį Jis mokė sinagogoje, o ten buvo žmogus, kurio dešinioji ranka buvo padžiūvusi. 7 Rašto žinovai ir fariziejai atidžiai stebėjo, ar Jis gydys žmogų tą dieną, nes buvo šeštadienis. Jie troško rasti kaltinimų. 8 Kaip gerai Jėzus suprato jų mintis! Jis tik pasakė vyrui su padžiūvusia ranka: „Ateik, atsistok į vidurį, kad visi matytų." Taip tasai ir padarė. 9 Tada Jėzus kreipėsi į fariziejus: „Tad klausiu jus, ar dera šeštadienį daryti gera ar pikta? Gelbėti gyvybę ar ją sunaikinti?" 10 Apžvelgęs juos visus, Jis tarė vyrui: „Ištiesk ranką." Tas ištiesė, ir ranka visiškai pasveiko. 11 Dėl to Jėzaus priešai siuto iš pykčio ir sumanė Jį nužudyti.
Dvylika apaštalų
12 Netrukus Jėzus išėjo į kalnus ir meldėsi ten visą naktį. 13 Auštant sukvietė visus Savo pasekėjus ir išsirinko dvylika – artimiausiųjų mokinių būrelį. (Jie buvo paskirti Jo apaštalais, o dar kitaip – misionieriais.) 14-16 Štai jų vardai: Simonas (kurį Jis dar vadino Petru), Andriejus (Simono brolis), Jokūbas, Jonas, Pilypas, Baltramiejus, Matas, Tomas, Jokūbas (Alfiejaus sūnus), Simonas (zelotų grupės narys), Judas (Jokūbo sūnus), Judas Iskarijotas (kuris vėliau Jį išdavė).
Palaiminimai ir įspėjimai
17,18 Nusileidę nuo kalno šlaito, jie stovėjo greta Jėzaus drauge su kitais Jo sekėjais didelėje lygumoje apsupti minios. Žmonės ėjo iš visos Judėjos ir iš Jeruzalės, nuo tolimų Tyro ir Sidono šiaurinių pakrančių paklausyti Jo ar išsigydyti. Jis išvarė ir daug piktųjų dvasių. 19 Kiekvienas stengėsi Jį paliesti, nes tokiu būdu žmonės išgydavo.
20 Tada Jis pasisuko į mokinius ir prabilo: „Kokie palaiminti jūs, beturčiai, nes Dievo karalystė yra jūsų! 21 Palaiminti ir jūs, alkstantieji, nes būsite pasotinti! Palaiminti, kurie verkiate, nes ateis laikas, kai juoksitės iš džiaugsmo! 22 Kokia laimė, kai kiti jūsų neapkenčia, atstumia jus, įžeidinėja ir šmeižia dėl to, kad jūs su Manimi! 23 Džiaukitės, kad šitaip atsitinka! Linksminkitės, nes jūsų laukia didelis atpildas danguje. Jūs būsite tarp gerų žmonių; taip buvo elgiamasi ir su senaisiais pranašais."
24 „Tačiau kokios kančios laukia turtingųjų! Savo vienintelę laimę jie jau patiria čia. 25 Jie nusipenėję ir turtingi dabar, bet jų laukia baisus badmetis. Jų nerūpestingas juokas – būsimo skausmo ženklas. 26 Ir koks nusivylimas laukia tų, kuriuos dabar šlovina minia, – netikrus pranašus ji visuomet šlovindavo."
Priešų meilė
27 „Klausykite visi! Mylėkite priešus. Darykite gera tiems, kurie jūsų nekenčia. 28 Melskite laimės tiems, kurie jus keikia, laiminkite tuos, kurie jus persekioja. 29 Jei kas smogia jums į vieną žandą, leiskite trenkti ir į kitą. Jei kas reikalauja jūsų apsiausto, atiduokite jam ir savo marškinius. 30 Duokite, ką turite, kiekvienam, kuris tik paprašo jūsų, ir kai kas nors iš jūsų atimama, nesirūpinkite, kaip tai susigrąžinti. 31 Elkitės su kitais taip, kaip norėtumėte, kad kiti su jumis elgtųsi. 32 Negi manote, jog esate nusipelnę, jei mylite tik tuos, kurie jus myli? Net bedieviai taip daro. 33 Ir jei darote gera tik tiems, kurie jums geri, argi tai nuostabu? Taip daro ir nusidėjėliai. 34 Ir jei skolinate pinigus tik tiems, kurie gali grąžinti skolą, koks jūsų nuopelnas? Juk ir didžiausi savanaudžiai nusidėjėliai skolina saviesiems, žinodami, kad skolą grąžins! 35 Mylėkite priešus! Darykite jiems gera. Ir nesisielokite, jei tuo pačiu neatsilygins. Tada dangaus atpildas jums bus labai didelis, ir jūs būsite tikri Dievo vaikai, nes Viešpats gailestingas ir nedėkingiesiems, ir piktiesiems."
Kitų teisimas
36 „Stenkitės mylėti taip, kaip ir jūsų Tėvas. 37 Nekritikuokite ir nesmerkite, nes patys būsite pasmerkti. Būkite kantrūs su kitais – tada ir jie bus kantrūs su jumis. 38 Jei jūs duosite, ir jums bus duota. Jūsų dovana grįš su kaupu. Kokiu saiku seikėsite, tuo pačiu saiku ir jums bus atseikėta."
39 Štai keletas palyginimų, kuriuos Jėzus vartojo Savo pamoksluose: „Kaip gali aklas žmogus vesti aklą? Jis įkris į duobę ir įtrauks kitą su savimi. 40 Kaip gali mokinys žinoti daugiau už savo mokytoją? Bet jei jis daug padirbės, gali tiek pat išmokti. 41 Kodėl matai krislą kito akyje, jo mažą klaidą, tačiau nepastebi rąsto savo akyje? 42 Kaip tu gali sakyti jam: „Broli, aš išimsiu krislą iš tavo akies", kai savo akyje nematai rąsto? Veidmainy! Pirma išmesk rąstą iš savo akies, tada galbūt galėsi išimti krislą iš brolio akies!"
Medis ir jo vaisiai
43 „Geras medis neveda blogų vaisių, kaip ir menkas medis neveda gerų vaisių. 44 Medį pažinsi pagal vaisių, kurį jis veda. Figos niekada neaugs ant uosių, ar vynuogės ant erškėčių. 45 Geras žmogus daro gerus darbus iš geros širdies. Blogo žmogaus blogi darbai sklinda iš širdyje slypinčio blogio. Kas tik yra širdyje, atsispindi žmogaus kalboje."
Protingi ir kvaili statytojai
46 „Taigi kodėl vadinate Mane Viešpačiu ir nedarote, ką Aš sakau?
47 Tačiau kiekvienas, kuris ateina ir klauso Mano žodžio bei Man paklūsta, 48 panašus į žmogų, statantį namą ant tvirto pamato, kuris yra ant tvirtos uolos. Kai potvynio vandenys pakils ir atsimuš į tą namą, jis tvirtai stovės, nes tvirtai pastatytas.
49 Bet tie, kurie klausosi ir nepaiso Manęs, panašūs į žmogų, statantį namą be pamato. Kai potvynis apsemia tą namą, jis pavirsta į griuvėsių krūvą."