1 İsa tepeden indi. Büyük bir kalabalık Oʼnun arkasından yürüdü. 2 Bu sırada cüzzam8:2 Cüzzam Ayrıca lepra adıyla bilinen cüzzam, deride başlayan ve bedeni yavaş yavaş çürüten öldürücü ve bulaşıcı hastalık. Tevrat kanunlarına göre hasta insan temiz olmayan insan ilan edilmeli. Normal hayata dönebilmesi için rahip tarafından temiz ilan edilmesi lazımdı. hastası bir adam yaklaştı. İsaʼnın ayaklarına kapanarak şöyle dedi: "Ey Efendim! İstersen, beni hastalığımdan temizleyebilirsin!"
3 İsa elini uzatıp adama dokundu ve, "İsterim" dedi. "Temiz ol!" Anında adam cüzzam hastalığından temizlendi. 4 İsa adama şöyle dedi: "Bunu kimseye anlatma. Ancak git, rahibe görün. Sonra Musaʼnın buyurduğu kurbanı sun. Bu herkese şahitlik olacak."
5 İsa Kefernahumʼa geldikten sonra, Romalı bir yüzbaşı Oʼna yaklaştı ve şöyle yalvardı: 6 "Efendimiz, evde genç bir hizmetkârım var, eli ayağı tutmaz oldu, büyük acılar içinde yatıyor."
7 İsa adama, "Gelip onu iyileştireceğim" dedi.
8 Ama yüzbaşı şöyle cevap verdi: "Efendimiz, evime kadar gelmene layık değilim. Sadece bir söz söyle, o zaman hizmetkârım iyileşecek. 9 Çünkü ben de buyruk altında bir adamım. Benim de buyruğumda askerlerim var. Birisine ‘Git’ derim, gider. Başkasına ‘Gel’ derim, gelir. Köleme de ‘Şunu yap’ derim, yapar."
10 İsa bunu duyunca hayret etti ve Oʼnu izleyenlere şöyle dedi: "Size doğrusunu söylüyorum: İsrail halkında hiç kimsede bu kadar büyük imana rastlamadım. 11 Size derim ki, Doğudan ve batıdan çok kişi gelecek ve Göklerin Krallığıʼnda İbrahim, İshak ve Yakubʼla birlikte sofraya oturacaklar. 12 Ama bu krallığın asıl vatandaşları dışarıya atılıp karanlıkta kalacaklar. Orada ağlayıp dişlerini gıcırdatacaklar."8:12 Dişlerini gıcırdatacaklar Öfke, acı ve pişmanlık gibi duyguları gösteren bir hareket.
13 Sonra İsa yüzbaşıya dedi: "Git, sen nasıl iman ettiysen, öyle olsun." O anda genç hizmetkâr iyileşti.
14 İsa Petrusʼun evine geldi. Petrusʼun kaynanasının ateşler içinde hasta yattığını gördü. 15 İsa onun eline dokununca kadının ateşi düştü. Sonra kadın kalkıp İsaʼya hizmet etmeye başladı.
16 Akşam olunca, İsaʼya cinli birçok kişiyi getirdiler. İsa emir vererek cinleri kovdu ve bütün hastaları iyileştirdi. 17 Böylece Allahʼın Peygamber Yeşayaʼnın aracılığıyla söylediği şu söz yerine geldi:
"Zayıflıklarımızı O üstlendi.
Hastalıklarımızı O yüklendi."8:17 Yeşaya 53:4 (Septuaginta adlı Eski Antlaşmaʼnın Grekçe tercümesinden.)
18 İsaʼnın etrafına kalabalıklar toplandı. İsa bunu görünce öğrencilerine gölün öbür tarafına geçmelerini söyledi. 19 Bir Tevrat uzmanı gelip İsaʼya şöyle dedi: "Öğretmenim,8:19 Öğretmenim Öğretmen: onları bir inanç yolunda yetiştirmek için etrafına öğrenci toplayan kişi. sen nereye gidersen peşinden geleceğim".
20 İsa ona şöyle cevap verdi: "Tilkilerin yatacak yerleri var. Gökteki kuşların da yuvaları var. Ama İnsan Oğluʼnun başını koyacak yeri yok."
21 Başka bir öğrenci İsaʼya "Efendim, izin ver de, önce gidip babamı gömeyim" dedi.
22 İsa ona şöyle karşılık verdi: "Sen benim peşimden gel. Bırak, ölüler kendi ölülerini gömsünler."
23 İsa tekneye bindi. Öğrencileri de Oʼnunla beraber gittiler. 24 Aniden gölde büyük bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar tekneyi yutacak gibiydi. Fakat İsa uykuya dalmıştı. 25 Öğrencileri gelip Oʼnu uyandırdılar. "Efendimiz!" dediler. "Kurtar bizi, boğuluyoruz!"
26 İsa onlara şöyle dedi: "Neden korkuyorsunuz, sizi imanı az olanlar?" Sonra kalktı, rüzgarı ve gölü azarladı. Ortalık tamamen sakinleşti.
27 Adamlar hayret ettiler. "Bu nasıl bir adam ki, rüzgar ve göl bile Oʼnun buyruğuna uyuyor?" dediler.
28 Gölün öbür tarafına, Gadara kasabasının yakınındaki topraklara geldiler. Cinli iki adam İsaʼyı karşıladı. Bu adamlar mezarlık olarak kullanılan mağaralarda yaşıyorlardı. Onlar o kadar belalıydı ki, kimse o yoldan geçemezdi. 29 Bu iki adam İsaʼya bağırıp şöyle dediler: "Ey Allahʼın Oğlu, bizden ne istiyorsun? Vaktinden önce bize işkence etmeye mi geldin?"
30 Onlardan biraz uzakta büyük bir domuz sürüsü otluyordu. 31 Cinler İsaʼya şöyle yalvarmaya başladılar: "Madem bizi kovacaksın, o zaman domuz sürüsüne yolla."
32 İsa onlara "Gidin!" dedi. Onlar da adamlardan çıkıp domuzların içine girdiler. Bütün sürü dik yamaçtan aşağı göle atladı. Domuzlar boğularak öldüler. 33 Domuzları otlatanlar oradan kaçıp kasabaya gittiler. Orada cinli adamlara olanlar dahil, her şeyi anlattılar. 34 Bunun üzerine kasabadaki herkes İsaʼyı karşılamaya çıktı. Oʼnu görünce o bölgeden ayrılması için Oʼna yalvardılar.
1 Kaj kiam li malsupreniris de la monto, lin sekvis grandaj homamasoj. 2 Kaj jen venis al li leprulo kaj adorkliniĝis al li, dirante: Sinjoro, se vi volas, vi povas min purigi. 3 Kaj li etendis la manon kaj tuŝis lin, dirante: Mi volas; estu purigita. Kaj tuj lia lepro estis purigita. 4 Kaj Jesuo diris al li: Zorgu, ke vi diru al neniu. Sed iru, montru vin al la pastro, kaj oferu la donon, kiun Moseo ordonis, por atesto al ili.
5 Kaj kiam li eniris en Kapernaumon, venis al li centestro, petante lin, 6 kaj dirante: Sinjoro, mia knabo kuŝas paralizulo en la domo, kaj terure suferas. 7 Kaj li diris al li: Mi venos, kaj sanigos lin. 8 Kaj la centestro responde diris: Sinjoro, mi ne estas inda, ke vi venu sub mian tegmenton; sed nur parolu vorte, kaj mia knabo saniĝos. 9 Ĉar mi ankaŭ estas homo sub aŭtoritato, havante soldatojn sub mi; kaj mi diras al ĉi tiu: Iru; kaj li iras; kaj al alia: Venu; kaj li venas; kaj al mia sklavo: Faru ĉi tion; kaj li ĝin faras. 10 Kaj kiam Jesuo tion aŭdis, li miris, kaj diris al la sekvantoj: Vere mi diras al vi, ke ĉe neniu en Izrael mi trovis tiom da fido. 11 Kaj mi diras al vi, ke multaj venos el la oriento kaj la okcidento, kaj sidiĝos kun Abraham kaj Isaak kaj Jakob en la regno de la ĉielo; 12 sed la filoj de la regno estos elĵetitaj en la eksteran mallumon; tie estos la plorado kaj la grincado de dentoj. 13 Kaj Jesuo diris al la centestro: Iru; kiel vi kredis, tiel estu farite al vi. Kaj lia knabo saniĝis en tiu sama horo.
14 Kaj kiam Jesuo venis en la domon de Petro, li vidis lian bopatrinon kuŝanta, malsana de febro. 15 Kaj li tuŝis ŝian manon, kaj la febro forlasis ŝin; kaj ŝi leviĝis kaj servis al li. 16 Kaj kiam vesperiĝis, oni venigis al li multajn demonhavantojn; kaj li elpelis la spiritojn per vorto, kaj sanigis ĉiujn malsanulojn; 17 por ke plenumiĝu tio, kio estis dirita per la profeto Jesaja, nome: Li mem prenis niajn malfortaĵojn kaj portis niajn malsanojn.
18 Kaj kiam Jesuo vidis ĉirkaŭ si grandan homamason, li ordonis transiri al la alia bordo. 19 Kaj venis unu skribisto, kaj diris al li: Majstro, mi vin sekvos, kien ajn vi iros. 20 Kaj Jesuo diris al li: La vulpoj havas kavojn, kaj la birdoj de la ĉielo havas ripozejojn; sed la Filo de homo ne havas, kie kuŝigi sian kapon. 21 Kaj alia el la disĉiploj diris al li: Sinjoro, permesu al mi unue iri kaj enterigi mian patron. 22 Sed Jesuo diris al li: Sekvu min, kaj lasu la mortintojn enterigi siajn mortintojn.
23 Kaj kiam li eniris en ŝipeton, liaj disĉiploj lin sekvis. 24 Kaj jen okazis granda malsereno sur la maro, tiel ke la ŝipeto estis kovrita de la ondoj; sed li dormadis. 25 Kaj ili venis, kaj vekis lin, dirante: Sinjoro, savu; ni pereas. 26 Kaj li diris al ili: Kial vi estas timemaj, ho malgrandfiduloj? Tiam li leviĝis, kaj admonis la ventojn kaj la maron; kaj fariĝis granda sereno. 27 Kaj la homoj miregis, dirante: Kia estas ĉi tiu, ke eĉ la ventoj kaj la maro lin obeas?
28 Kaj kiam li venis al la alia bordo, en la landon de la Gadaranoj, lin renkontis du demonhavantoj, elvenante el inter la tomboj, tre furiozaj, tiel, ke neniu povis preterpasi per tiu vojo. 29 Kaj jen ili kriis, dirante: Kio estas inter ni kaj vi, ho Filo de Dio? ĉu vi venis ĉi tien, por turmenti nin antaŭ la tempo? 30 Kaj malproksime de ili estis granda grego da porkoj, paŝtiĝantaj tie. 31 Kaj la demonoj petegis lin, dirante: Se vi elpelos nin, forsendu nin en la gregon da porkoj. 32 Kaj li diris al ili: Iru. Kaj elirinte, ili foriris en la porkojn; kaj jen kuris la tuta grego malsupren de la krutaĵo en la maron, kaj pereis en la akvoj. 33 Kaj la paŝtistoj forkuris kaj iris en la urbon, kaj rakontis ĉion, kaj pri la demonhavintoj. 34 Kaj jen la tuta urbo elvenis renkonte al Jesuo; kaj vidinte lin, ili petegis, ke li transiru el iliaj limoj.