1 Pentikost Bayramı2:1 Pentikost Bayramı Tevratʼta Yahudilere emredilen bir bayramdır. Bu bayramda ekinlerin biçilmesi kutlanır. Bu yüzden birçok insanın Mesihʼe inanmasını belirtmek için uygun bir işarettir. Özgürlük Bayramıʼndan elli gün sonra kutlanır. Grekçede Pentikost "ellinci" demektir. gelmişti. O gün imanlıların hepsi birlikte aynı yerdeydiler. 2 Birdenbire gökten bir ses geldi. Bu ses, kuvvetle esen bir rüzgarın sesi gibiydi ve bulundukları evi doldurdu. 3 Onlara dil şeklinde alevlere benzer bir şeyler göründü. Bunlar dağılarak her birinin üzerine indi. 4 İmanlıların hepsi Kutsal Ruhʼla doldu. Ruhʼun onları konuşturduğu başka diller konuşmaya başladılar.
5 O arada Yeruşalimʼde dünyanın bütün ülkelerinden gelen Yahudiler, Allahʼtan korkan adamlar vardı. 6 Bu ses duyulunca, büyük bir kalabalık bir araya geldi. Onlar şaşırıp kaldı, çünkü herkes kendi ana dilinde konuşulduğunu duydu. 7 Hayret ve şaşkınlık içinde şöyle dediler: "Şuna bak! Bu konuşanların hepsi Celileli değil mi? 8 Nasıl oluyor da her birimiz kendi ana dilini işitiyor? 9 Aramızda Partlar ve Medler, Elamlılar ve Mezopotamyaʼda yaşayanlar, Yahudiye ve Kapadokyaʼda, Pontus ve Ege bölgesinde, 10 Frigya ve Pamfilyaʼda, Mısırʼda ve Libyaʼnın Kirene şehrinin etrafında oturanlar var. Romaʼdan gelen 11 hem asıl Yahudi hem de Yahudi inancını kabul eden ziyaretçiler, Giritliler ve Araplar var. Hepimiz Allahʼın yaptığı harikaların kendi dillerimizde konuşulduğunu duyuyoruz."
12 Herkes hayret ve şaşkınlık içinde birbirine "Bu ne demek oluyor?" dedi.
13 Bazıları ise, onlarla alay ederek şöyle dediler: "Bunlar yeni şarabı fazla kaçırmış!"
14 Bunun üzerine Petrus öbür on bir elçiyle ayağa kalkıp sesini yükseltti ve kalabalığa şunları söyledi: "Ey Yahudi kardeşler ve Yeruşalimʼde oturan herkes, bu olayı size açıklayayım. Sözlerime kulak verin. 15 Bu insanlar sandığınız gibi sarhoş değiller. Saat daha sabahın dokuzu! 16 Hayır, bu Peygamber Yoelʼin aracılığıyla bildirilen olaydır:
17 ‘Allah şöyle diyor:
Son günlerde bütün insanların üzerine Ruhumʼdan dökeceğim.
Oğullarınız ve kızlarınız peygamberlik edecekler.
Gençleriniz olağanüstü görüntüler,
yaşlı adamlarınız rüyalar görecekler.
18 Evet, o günlerde kadın erkek bütün kullarımın üzerine,
Ruhumʼdan dökeceğim,
onlar da peygamberlik edecekler.
19 Yukarıda, gökte harikalar,
aşağıda, yeryüzünde mucizevi işaretler göstereceğim:
kan, ateş ve duman bulutları.
20 Rabbin büyük ve görkemli günü gelmeden önce,
güneş kapkaranlık olacak.
Ay kan rengine dönecek.
21 O zaman Rabbi adıyla yardıma çağıran herkes kurtulacak.’2:21 Yoel 2:28-32
22 Ey İsrail halkı! Şu sözleri dinleyin: Nasıralı İsa Allah tarafından kimliği size kanıtlanmış bir adamdır. Bildiğiniz gibi, Allah bunu Oʼnun aracılığıyla aranızda yapılan güçlü işler, harikalar ve mucizelerle yaptı. 23 Fakat Allahʼın önceden karar verdiği bir planı vardı. O, ne olacağını önceden biliyordu. Buna göre İsa elinize teslim edildi. Oʼnu Tevratʼı tanımayanların eliyle çarmıha çivileyip öldürdünüz. 24 Fakat Allah Oʼnu diriltti. Oʼnun ölüm acılarına son verdi. Çünkü ölümün İsaʼyı esir tutması mümkün değildi. 25 Evet, Davud Oʼnun hakkında şöyle der:
‘Gözümü Rabʼden asla ayırmam.
O sağımda kaldığı için sarsılmam.
26 Bu sebeple yüreğim mutlu ve dilim sevinçten coşuyor.
Üstelik bedenim de umutla yaşayacak.
27 Çünkü sen ya Rab, canımı ölüler dünyasına terk etmeyeceksin.
Sana sadık olanın çürümesine de izin vermeyeceksin.
28 Sen nasıl hayat bulacağımı bana bildirdin.
Huzurunda beni sevinçle dolduracaksın.’2:28 Mezmur 16:8-11 (Eski Antlaşmaʼnın Grekçe tercümesinden.)
29 Kardeşler, yüce atamız Davud hakkında şunu kesinlikle söyleyebilirim. O öldü ve gömüldü. Onun mezarı bugüne kadar aramızdadır. 30 Fakat Davud bir peygamberdi. Allahʼın ona yeminle söz verdiğini biliyordu. Bu söze göre Allah onun soyundan bir kişiyi tahtına oturtacaktı. 31 Bunun için o ne olacağını gördü ve Mesihʼin dirilişi hakkında konuştu. Dedi ki, Mesih ‘ölüler dünyasına terk edilmedi’, ‘bedeninin çürümesine izin verilmedi’. 32 Allah bu İsaʼyı ölümden diriltti. Biz hepimiz buna şahidiz. 33 İsa, Allahʼın sağına yükseltildi. Babaʼnın vaat ettiği Kutsal Ruhʼu alıp Oʼnu gördüğünüz ve işittiğiniz gibi üzerimize döktü. 34,35 Elbette göğe çıkan Davud değildi; ama kendisi şöyle der:
‘Rab Efendimʼe dedi ki,
"Senin düşmanlarını ayaklarına basamak yapacağım.
O zamana kadar sağımda otur." ’2:34-35 Mezmur 110:1
36 Onun için bütün İsrail halkı şunu kesin olarak bilsin: sizin çarmıha gerdiğiniz bu İsaʼyı Allah hem Efendi, hem de Mesih yaptı!"
37 Halk bunu işitince yüreklerine bıçak saplanmış gibi oldu. Petrusʼa ve öbür elçilere sordular: "Kardeşler, ne yapmalıyız?"
38 Petrus onlara şöyle dedi: "Tövbe edin ve her biriniz İsa Mesihʼin adıyla vaftiz olsun. Böylece günahlarınız bağışlanacak ve Kutsal Ruhʼu karşılıksız alacaksınız. 39 Bu vaat sizin için, çocuklarınız ve uzakta olan herkes için, yani Rab Allahımızʼın kendisine çağıracağı herkes içindir."
40 Petrus daha birçok sözle onları sıkı sıkı uyardı. "Kendinizi bu sapık kuşağın uğrayacağı cezadan kurtarın!" diye yalvardı. 41 Sonuçta Petrusʼun sözünü kabul edenler vaftiz oldu. O gün yaklaşık üç bin kişi topluluğa katıldı.
42 Onlar kendilerini elçilerin öğrettiklerini dinlemeye, beraberliğe, ekmek bölüp paylaşmaya ve dua etmeye adadılar. 43 Herkes hayranlıkla karışık korku içindeydi. Elçilerin aracılığıyla birçok harika ve mucize yapılıyordu. 44 Bütün iman edenler bir aradaydı, her şeyi paylaşıyorlardı. 45 Mallarını mülklerini satıp parasını herkese ihtiyacına göre dağıtıyorlardı. 46 Günden güne tek bir fikirle kendilerini tapınak avlusunda toplanmaya adadılar. Evlerde ekmek bölüp paylaşıyorlardı. Hep birlikte coşkun bir sevinç ve temiz yürekle yemek yiyorlardı. 47 Allahʼı devamlı övüyorlardı. Bütün halk onları beğeniyordu. Rab da her gün kurtulan kişileri onların topluluğuna katıyordu.
1 Chegando o dia de Pentecostes, estavam todos reunidos no mesmo lugar.
2 De repente, veio do céu um ruído, como se soprasse um vento impetuoso, e encheu toda a casa onde estavam sentados.
3 Apareceu-lhes então uma espécie de línguas de fogo, que se repartiram e pousaram sobre cada um deles.
4 Ficaram todos cheios do Espírito Santo e começaram a falar em outras línguas, conforme o Espírito Santo lhes concedia que falassem.
5 Achavam-se então em Jerusalém judeus piedosos de todas as nações que há debaixo do céu.
6 Ouvindo aquele ruído, reuniu-se muita gente e maravilhava-se de que cada um os ouvia falar na sua própria língua.
7 Profundamente impressionados, manifestavam a sua admiração: "Não são, porventura, galileus todos estes que falam?
8 Como então todos nós os ouvimos falar, cada um em nossa própria língua materna?
9 Partos, medos, elamitas; os que habitam a Mesopotâmia, a Judeia, a Capadócia, o Ponto, a Ásia,
10 a Frígia, a Panfília, o Egito e as províncias da Líbia próximas a Cirene; peregrinos romanos,
11 judeus ou prosélitos, cretenses e árabes; ouvimo-los publicarem em nossas línguas as maravilhas de Deus!".
12 Estavam, pois, todos atônitos e, sem saber o que pensar, perguntavam uns aos outros: "Que significam estas coisas?".
13 Outros, porém, escarnecendo, diziam: "Estão todos embriagados de vinho doce".
14 Pedro, então, pondo-se de pé em companhia dos Onze, com voz forte lhes disse: "Homens da Judeia e vós todos que habitais em Jerusalém: seja-vos isto conhecido e prestai atenção às minhas palavras.
15 Estes homens não estão embriagados, como vós pensais, visto não ser ainda a hora terceira do dia.
16 Mas cumpre-se o que foi dito pelo profeta Joel:
17 Acontecerá nos últimos dias – é Deus quem fala –, que derramarei do meu Espírito sobre todo ser vivo: profetizarão os vossos filhos e as vossas filhas. Os vossos jovens terão visões, e os vossos anciãos sonharão.
18 Sobre os meus servos e sobre as minhas servas derramarei naqueles dias do meu Espírito e profetizarão.
19 Farei aparecer prodígios em cima, no céu, e milagres embaixo, na terra: sangue, fogo e vapor de fumaça.
20 O sol se converterá em trevas e a lua em sangue, antes que venha o grande e glorioso dia do Senhor.
21 E, então, todo o que invocar o nome do Senhor será salvo (Jl 3,1-5)".
22 "Israelitas, ouvi estas palavras: Jesus de Nazaré, homem de quem Deus tem dado testemunho diante de vós com milagres, prodígios e sinais que Deus por ele realizou no meio de vós como vós mesmos o sabeis,
23 depois de ter sido entregue, segundo determinado desígnio e presciência de Deus, vós o matastes, crucificando-o por mãos de ímpios.
24 Mas Deus o ressuscitou, rompendo os grilhões da morte, porque não era possível que ela o retivesse em seu poder.
25 Pois dele diz Davi: Eu via sempre o Senhor perto de mim, pois ele está à minha direita, para que eu não seja abalado.
26 Alegrou-se por isso o meu coração e a minha língua exultou. Sim, também a minha carne repousará na esperança,
27 pois não deixarás a minha alma na região dos mortos, nem permitirás que o teu Santo conheça a corrupção.
28 Fizeste-me conhecer os caminhos da vida, e me encherás de alegria com a visão de tua face (Sl 15,8-11).
29 Irmãos, seja permitido dizer-vos com franqueza: do patriarca Davi dizemos que morreu e foi sepultado, e o seu sepulcro está entre nós até o dia de hoje.
30 Mas ele era profeta e sabia que Deus lhe havia jurado que um dos seus descendentes seria colocado no seu trono.
31 É, portanto, a ressurreição de Cristo que ele previu e anunciou por estas palavras: Ele não foi abandonado na região dos mortos, e sua carne não conheceu a corrupção.
32 A este Jesus, Deus o ressuscitou: do que todos nós somos testemunhas.
33 Exaltado pela direita de Deus, havendo recebido do Pai o Espírito Santo prometido, derramou-o como vós vedes e ouvis.
34 Pois Davi pessoalmente não subiu ao céu, todavia diz: O Senhor disse a meu Senhor: Senta-te à minha direita
35 até que eu ponha os teus inimigos por escabelo dos teus pés (Sl 109,1).
36 Que toda a casa de Israel saiba, portanto, com a maior certeza de que este Jesus, que vós crucificastes, Deus o constituiu Senhor e Cristo."
37 Ao ouvirem essas coisas, ficaram compungidos no íntimo do coração e indagaram de Pedro e dos demais apóstolos: "Que devemos fazer, irmãos?".
38 Pedro lhes respondeu: "Arrependei-vos, e cada um de vós seja batizado em nome de Jesus Cristo para remissão dos vossos pecados, e recebereis o dom do Espírito Santo,
39 pois a promessa é para vós, para os vossos filhos e para todos os que ouvirem de longe o apelo do Senhor, nosso Deus".
40 Ainda com muitas outras palavras exortava-os, dizendo: "Salvai-vos do meio dessa geração perversa!".
41 Os que receberam a sua palavra foram batizados. E naquele dia elevou-se a mais ou menos três mil o número de adeptos.
42 Perseveravam eles na doutrina dos apóstolos, nas reuniões em comum, na fração do pão e nas orações.
43 De todos eles se apoderou o temor, pois pelos apóstolos foram feitos também muitos prodígios e milagres em Jerusalém, e o temor estava em todos os corações.
44 Todos os fiéis viviam unidos e tinham tudo em comum.
45 Vendiam as suas propriedades e os seus bens, e dividiam-nos por todos, segundo a necessidade de cada um.
46 Unidos de coração, frequentavam todos os dias o templo. Partiam o pão nas casas e tomavam a comida com alegria e singeleza de coração,
47 louvando a Deus e cativando a simpatia de todo o povo. E o Senhor cada dia lhes ajuntava outros, que estavam a caminho da salvação.