Şabat gününde şifa vermek Tevratʼa uygun mu?
1 İsa bir Şabat günü Ferisi liderlerinden birinin evine yemeğe davet edildi. Oradakiler İsaʼyı yakından izliyorlardı. 2 İsaʼnın önüne bedeni su toplamış bir adam çıktı. 3 İsa da Tevrat uzmanları ve Ferisilere dönerek şunu sordu: "Şabat gününde şifa vermek Tevrat kanunlarına uygun mu, değil mi?" 4 Onlar sessiz kaldılar. Bunun üzerine İsa adamı yanına alıp iyileştirdi, sonra evine gönderdi.
5 Sonra onlara şöyle dedi: "Şabat gününde oğlunuz ya da öküzünüz kuyuya düşerse hanginiz onu hemen çıkarmaz?" 6 Onlar bu söze hiç cevap veremedi.
7 İsa davet edilen kişilerin nasıl en önemli yerlerde oturmayı seçtiklerini gördü. Bu yüzden onlara şöyle örnek verdi: 8 "Birisi seni bir düğüne davet ederse, en baştaki yere oturma. Belki senden daha önemli birisi de davet edilmiştir. 9 İkinizi davet eden kişi gelip, ‘Yerini bu adama ver!’ diyebilir. O zaman utanç içinde kalkıp en arkadaki yere oturursun. 10 Ama sen davet edildiğin zaman, git, en arkadaki yerde otur. Öyle ki, seni davet eden adam gelip sana şöyle desin: ‘Arkadaşım, kalk, daha iyi bir yere geç.’ O vakit seninle beraber sofrada oturanların saygısını kazanırsın. 11 Çünkü kendini yücelten alçaltılacak. Kendini alçaltan ise yüceltilecek."
12 İsa da kendisini davet eden adama şöyle dedi: "Öğle ya da akşam yemeği verdiğin zaman arkadaşlarını, kardeşlerini, akrabalarını ya da zengin komşularını çağırma. Çünkü onlar da seni yemeğe davet ederek karşılık verirler. 13 Fakat bir ziyafet verdiğin zaman fakirleri, topalları, sakatları ve körleri davet et. 14 Onlar sana karşılık verecek durumda olmadıklarından mutlu olacaksın. Çünkü doğru kişilerin dirilişinde karşılığını alacaksın."
Büyük ziyafet benzetmesi
15 İsa ile beraber sofrada oturan bir adam bunu duyunca, Oʼna şöyle dedi: "Allahʼın Krallığıʼnda yemek yiyen adama ne mutlu!"
16 İsa ise ona şunu söyledi: "Bir gün adamın biri büyük bir ziyafet vermiş, birçok kişiyi davet etmiş. 17 Yemek saati gelince davetlilere, ‘Gelin, her şey hazır’ demesi için kölesini göndermiş.
18 Ama hepsi anlaşmışcasına birer bahane uydurmuş. Birincisi ona, ‘Bir tarla aldım’ demiş. ‘Gidip ona bakmam lazım. Lütfen beni hoş gör.’
19 Başkası, ‘Beş çift öküz aldım’ demiş. ‘Onları denemeye gidiyorum. Lütfen beni hoş gör.’
20 Sonra başkası, ‘Yeni evlendim’ demiş. ‘O yüzden gelemem.’
21 Köle geri dönünce durumu efendisine anlatmış. O zaman ev sahibi öfkelenmiş. Kölesine ‘Haydi’ demiş. ‘Çabuk ol, şehrin caddelerini ve ara sokaklarını dolaş. Fakirleri, topalları, körleri ve sakatları buraya getir.’
22 Köle dönünce, ‘Efendimiz, buyurduğun gibi oldu’ demiş. ‘Ama daha yer var.’
23 Efendi de kölesine şöyle demiş: ‘Şehirden çık, yolları ve patikaları dolaş. İnsanları içeri gelmeye razı et ki, evim dolsun. 24 Çünkü size diyorum: davet edilen o adamlardan hiçbiri yemeğimi tatmayacak.’ "
İsaʼnın peşinden gitmenin bedeli
25 Büyük kalabalıklar İsaʼyla beraber yürüyordu. O da arkasına dönüp onlara şöyle dedi: 26 "Bir kişi bana gelip de, beni kendi annesinden, babasından, karısından, çocuklarından, kardeşlerinden ve kız kardeşlerinden, hem de, evet, kendi hayatından bile daha fazla sevmezse, o kişi benim öğrencim olamaz. 27 Çarmıhını yüklenip14:27 Çarmıhını yüklenip Acıyı, zorlukları, hatta ölümü göze almak anlamında. peşimden gelmeyen kişi, öğrencim olamaz.
28 Aranızdan biri bir kule yapmak isterse, onu tamamlayacak parası var mı yok mu diye önce oturup hesabını yapmaz mı? 29 O bunu yapmazsa, temel attıktan sonra işi bitiremeyince, onu gören herkes onunla alay etmeye başlar. 30 ‘Bu adam inşaata başladı, ama bitiremedi’ derler.
31 Başka bir krala karşı savaşa giden bir kralı düşünün. On bin adamı olan bu kral, yirmi bin adamla karşısına gelen kralı yenebilir mi diye önce oturup düşünmez mi? 32 O kralı yenecek gücü yoksa, o daha uzaktayken, elçiler gönderip barış şartlarını ister. 33 Durum her biriniz için aynıdır. Sahip olduğunuz her şeyi gözden çıkarmazsanız, benim öğrencim olamazsınız.
34 Evet, tuz iyi bir şeydir. Ama tadını kaybederse ona bir daha neyle tuz tadı verilebilir? 35 Ne toprağa, ne de gübreye faydalıdır. Çöpe atılır.
Kulağı olan işitsin."
治好水臌病的人
1 在安息日,耶稣进了一个法利赛人领袖的家里吃饭,众人都在窥探他。2 正好在他面前有一个患水臌病的人;3 耶稣对律法师和法利赛人说:"在安息日治病,可以不可以呢?"4 他们却不出声。耶稣扶着病人,治好他,叫他走了,5 就对他们说:"你们中间谁的儿子或牛在安息日掉在井里,不立刻把他拉上来呢?"6 他们不能回答这些话。
耶稣教训筵席的主人(参箴25:6~7)
7 耶稣看见被邀请的客人选择高位,就用比喻对他们说:8 "你被邀请参加婚筵的时候,不要自己坐在高位上,恐怕有比你更尊贵的客人也被请来;9 那请你又请他的人过来对你说:‘请你让位给这个人。’那时你就惭愧地退居末位了。10 你被邀请的时候,要坐在末位上,等请你的人过来对你说:‘朋友,请上座。’那时你在同席的人面前才有光彩。11 因为凡高抬自己的,必要降卑;自己谦卑的,必要升高。"12 耶稣又对邀请他的人说:"你设午餐或晚宴,不要请你的朋友、弟兄、亲戚或富裕的邻舍,恐怕他们又回请你,你就得了报答。13 你摆筵席的时候,总要邀请那贫穷的、残废的、瘸腿的、瞎眼的,14 那你就有福了。因为他们没有甚么可以报答你,义人复活的时候,你必定得着报答。"
婚筵的比喻(参太22:1~10)
15 一起吃饭的人中有一个,听了这些话,就对耶稣说:"在 神的国里吃饭的人有福了。"16 耶稣对他说:"有一个人大摆筵席,请了许多客人。17 到了开席的时候,他打发仆人去对所请的人说:‘请来吧!样样都准备好了。’18 众人一致推辞,头一个说:‘我买了一块地,不得不去看一看,请原谅我。’19 另一个说:‘我买了五对牛,要去试一试,请原谅我。’20 又一个说:‘我刚结了婚,不能去。’21 仆人回来把这些事告诉他主人,家主就发怒,对仆人说:‘快到城里大街小巷去,把贫穷的、残废的、瞎眼的、瘸腿的,都领到这里来。’22 仆人说:‘主啊,你所吩咐的已经办了,还有空位。’23 主人就对仆人说:‘你出去到路边篱畔,勉强人进来,好把我的屋子坐满。24 我告诉你们,先前请的那些人,一个也不得尝我的筵席。’"
作门徒的代价(参太10:37~38)
25 有许多人与耶稣同行,他转身对他们说:26 "如果有人到我这里来,爱我不超过爱"爱我不超过爱"原文作"不恨"自己的父母、妻子、儿女、兄弟、姊妹,甚至自己的性命,就不能作我的门徒。27 凡不背着自己的十字架跟随我的,也不能作我的门徒。28 你们当中有谁要盖一座楼,不先坐下计算费用,能不能盖成呢?29 恐怕安了地基,而不能完成,所有看见的人都讥笑他,30 说:‘这个人开了工,却不能完工。’31 或者一个王去和别的王打仗,哪有不先坐下想想,能否用一万兵去抵抗那领两万来攻打他的呢?32 如果不能,就该趁对方还远的时候,派使者去谈判和平的条件。33 这样,你们中间不论谁,如果不撇下一切所有的,就不能作我的门徒。
34 "盐本来是好的,但如果失了味,怎能使它再咸呢?35 或用在田里,或放在粪里,都不合适;只好扔在外面。有耳可听的,就应当听。"