1 "Sakın gösteriş için insanların gözü önünde iyilik yapmayın. Yoksa gökteki Babanızʼdan ödülünüz olmaz. 2 Bu sebeple, fakirlere yardım ettiğiniz zaman, bunu davul zurnayla duyurmayın. İkiyüzlüler toplantı yerlerinde ve sokaklarda öyle yaparlar. Yeter ki, insanlar onlara saygı göstersinler. Size doğrusunu söylüyorum: onlar ödüllerini zaten aldılar. 3 Hayır! Siz fakir birine yardım ettiğiniz zaman, sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin.6:3 Sol eliniz sağ elinizin ne yaptığını bilmesin. Bu deyim, "ne yaptığınızı en yakınınıza bile duyurmayın" anlamına gelir. 4 Öyle ki, ettiğiniz yardım gizli kalsın. Gizli olanı gören Göksel Babanız size karşılık verecek.
5 Dua ettiğiniz zaman ikiyüzlüler gibi yapmayın. Onlar toplantı yerlerinde ve sokaklarda dikilip dua etmeye bayılırlar. Yeter ki, insanlar onları görsün. Size doğrusunu söylüyorum: onlar ödüllerini zaten aldılar. 6 Ama siz dua ettiğiniz zaman odanıza girin, kapıyı kapatın, gözle görülmeyen göksel Babanızʼa dua edin. Gizlice yaptığınızı gören Babanız size karşılık verecek.
7 Dua ettiğiniz zaman, aynı boş lafları tekrarlayıp durmayın. Diğer milletler öyle yapıyorlar. Çünkü çok laf ettikleri için Allahʼın onları işiteceğini sanıyorlar. 8 Onlar gibi olmayın. Göksel Babanız ihtiyacınızın ne olduğunu siz daha dilemeden bilir.
9 Onun için siz şöyle dua edin:
‘Gökteki Babamız!
Senin adın kutsal olsun.
10 Senin krallığın gelsin.
Gökte olduğu gibi, yeryüzünde de senin istediğin olsun.
11 Bugün bize gündelik ekmeğimizi ver.
12 Bize karşı suç işleyenleri nasıl bağışladıysak,
sen de bizim suçlarımızı bağışla.
13 Bizi doğru yoldan saptıracak bir duruma düşürme,
ama kötü olandan kurtar.
Çünkü krallık, güç ve yücelik,
sonsuzlara kadar senindir. Amin.’6:13 "Çünkü krallık, güç ve yücelik, sonsuzlara kadar senindir. Amin" sözleri en eski Grekçe el yazmalarında yoktur. Duaya uygun bir son olarak eklendi.
14 Çünkü siz insanların suçlarını bağışlarsanız, gökteki Babanız da sizi bağışlayacak. 15 Ama insanları bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamayacak.
16 Oruç tuttuğunuz zaman, ikiyüzlüler gibi surat asmayın. Onlar, insanlar oruçlu olduklarını fark etsinler diye kara kara bakınırlar. Size doğrusunu söylüyorum: onlar ödüllerini zaten aldılar. 17 Fakat siz oruç tuttuğunuz zaman, başınıza koku sürün ve yüzünüzü yıkayın. 18 Öyle ki, insanlar değil, gözden uzak olan Babanız oruç tuttuğunuzu görsün. Gizlice yaptığınızı gören Babanız size karşılık verecek.
19 Yeryüzünde kendinize servet biriktirmeyin. Burada böcek6:19 Böcek Aslında güve. Güve kelebeğe benzer çift kanatlı uçan bir böcektir. Bazı türlerin tırtılları kumaş kemirir. ve küf onları yiyip bitirir. Hırsızlar da evi basıp serveti çalarlar. 20 Hayır! Kendinize gökte bir servet biriktirin. Orada ne böcek ne de küf onları yiyip bitirmez. Hırsızlar da evi basıp onları çalamazlar. 21 Çünkü servetiniz neredeyse, yüreğiniz de orada olacak.
22 Bedenin ışığı gözdür. Öyleyse gözünüz sağlam olursa, bütün bedeniniz aydınlık olur. 23 Ama gözünüz kötü olursa, bütün bedeniniz karanlık olur. Sizdeki aydınlık karanlık olursa, o karanlık ne kadar korkunçtur!
24 Kimse iki efendiye kölelik edemez. Ya birinden nefret edip, öbürünü sevecek, ya da birine bağlanıp, öbürünü hor görecek. Siz hem Allahʼa, hem de paraya kölelik edemezsiniz.
25 Bunun için size şunu söylüyorum: Ne yiyip ne içeceğiz diye canınızı sıkmayın. Ne giyeceğiz diye de bedeniniz için kaygılanmayın. Can yiyecekten, beden de giyecekten daha önemlidir, öyle değil mi? 26 Gökteki kuşlara bakın: ne ekerler ne biçerler, ne de ambarlarda yiyecek biriktirirler. Fakat gökteki Babanız onları besler. Siz onlardan daha değerli değil misiniz? 27 Hangi biriniz kaygılanarak ömrünü bir saat bile uzatabilir?
28 Elbise için neden kaygılanıyorsunuz? Tarladaki çiçeklere bakın nasıl büyürler! Ne iş yaparlar, ne de dikiş dikerler. 29 Yine de size şunu söylüyorum: Kral Süleyman gösterişli hayat yaşadı. Ama o bile, bu çiçeklerden biri kadar güzel giyinmemişti. 30 Otlar bir gün çayırda büyür, ertesi gün fırına atılır. Ey siz imanı az olanlar! Allah otları bile öyle giydiriyorsa, mutlaka sizi de giydirecek, öyle değil mi?
31 Onun için yiyeceğimizi ve içeceğimizi nasıl sağlayacağız, örtünmek için nasıl elbise bulacağız diye kaygılanmayın. 32 Çünkü diğer milletler hep böyle şeylerin peşindeler. Oysa gökteki Babanız bütün bunlara muhtaç olduğunuzu biliyor. 33 Siz Allahʼın Krallığıʼna ve doğru yoluna öncelik verin. O zaman size bütün bu şeyler de verilecek. 34 O halde yarın için kaygılanmayın. Yarının derdi yarına kalsın. Her günün derdi kendine yeter."
1 "Guardai-vos de fazer vossas boas obras diante dos homens, para serdes vistos por eles. Do contrário, não tereis recompensa junto de vosso Pai que está no céu.
2 Quando, pois, dás esmola, não toques a trombeta diante de ti, como fazem os hipócritas nas sinagogas e nas ruas, para serem louvados pelos homens. Em verdade eu vos digo: já receberam sua recompensa.
3 Quando deres esmola, que tua mão esquerda não saiba o que fez a direita.
4 Assim, a tua esmola se fará em segredo; e teu Pai, que vê o escondido, irá recompensar-te.
5 Quando orardes, não façais como os hipócritas, que gostam de orar de pé nas sinagogas e nas esquinas das ruas, para serem vistos pelos homens. Em verdade eu vos digo: já receberam sua recompensa.
6 Quando orares, entra no teu quarto, fecha a porta e ora ao teu Pai em segredo; e teu Pai, que vê num lugar oculto, te recompensará.
7 Nas vossas orações, não multipliqueis as palavras, como fazem os pagãos que julgam que serão ouvidos à força de palavras.
8 Não os imiteis, porque vosso Pai sabe o que vos é necessário, antes que vós lho peçais.
9 Eis como deveis rezar: PAI NOSSO, que estais no céu, santificado seja o vosso nome;
10 venha a nós o vosso Reino; seja feita a vossa vontade, assim na terra como no céu.
11 O pão nosso de cada dia nos dai hoje;
12 perdoai-nos as nossas ofensas, assim como nós perdoamos aos que nos ofenderam;
13 e não nos deixeis cair em tentação, mas livrai-nos do mal.
14 Porque, se perdoardes aos homens as suas ofensas, vosso Pai celeste também vos perdoará.
15 Mas, se não perdoardes aos homens, tampouco vosso Pai vos perdoará.
16 Quando jejuardes, não tomeis um ar triste como os hipócritas, que mostram um semblante abatido para manifestar aos homens que jejuam. Em verdade eu vos digo: já receberam sua recompensa.
17 Quando jejuares, perfuma a tua cabeça e lava o teu rosto.
18 Assim, não parecerá aos homens que jejuas, mas somente a teu Pai que está presente ao oculto; e teu Pai, que vê num lugar oculto, te recompensará."
19 "Não ajunteis para vós tesouros na terra, onde a ferrugem e as traças corroem, onde os ladrões furtam e roubam.
20 Ajuntai para vós tesouros no céu, onde não os consomem nem as traças nem a ferrugem, e os ladrões não furtam nem roubam.
21 Porque onde está o teu tesouro, lá também está teu coração.
22 O olho é a luz do corpo. Se teu olho é são, todo o teu corpo será iluminado.
23 Se teu olho estiver em mau estado, todo o teu corpo estará nas trevas. Se a luz que está em ti são trevas, quão espessas deverão ser as trevas!"
24 "Ninguém pode servir a dois senhores, porque ou odiará a um e amará o outro, ou se dedicará a um e desprezará o outro. Não podeis servir a Deus e à riqueza.
25 Portanto, eis que vos digo: não vos preocupeis por vossa vida, pelo que comereis, nem por vosso corpo, pelo que vestireis. A vida não é mais do que o alimento e o corpo não é mais que as vestes?
26 Olhai as aves do céu: não semeiam nem ceifam, nem recolhem nos celeiros e vosso Pai celeste as alimenta. Não valeis vós muito mais que elas?
27 Qual de vós, por mais que se esforce, pode acrescentar um só côvado à duração de sua vida?
28 E por que vos inquietais com as vestes? Considerai como crescem os lírios do campo; não trabalham nem fiam.
29 Entretanto, eu vos digo que o próprio Salomão no auge de sua glória não se vestiu como um deles.
30 Se Deus veste assim a erva dos campos, que hoje cresce e amanhã será lançada ao fogo, quanto mais a vós, homens de pouca fé?
31 Não vos aflijais, nem digais: Que comeremos? Que beberemos? Com que nos vestiremos?
32 São os pagãos que se preocupam com tudo isso. Ora, vosso Pai celeste sabe que necessitais de tudo isso.
33 Buscai em primeiro lugar o Reino de Deus e a sua justiça e todas estas coisas vos serão dadas em acréscimo.
34 Não vos preocupeis, pois, com o dia de amanhã: o dia de amanhã terá as suas preocupações próprias. A cada dia basta o seu cuidado."