1 Sana şükrederiz, ey Tanrı, 2 Şükrederiz, çünkü sen yakınsın, 2 Harikaların bunu gösterir.

2 ‹‹Belirlediğim zaman gelince, 2 Doğrulukla yargılayacağım›› diyor Tanrı,

3 ‹‹Yeryüzü altüst olunca üzerindekilerle, 2 Ben pekiştireceğim onun direklerini. |iSela

4 Övünenlere, ‹Övünmeyin artık!› dedim; 2 Kötülere, ‹Kaldırmayın başınızı!

5 Kaldırmayın başınızı! 2 Tepeden konuşmayın!› ›› simgesidir).

6 Çünkü ne doğudan, ne batıdan, 2 Ne de çöldeki dağlardan doğar yargı.

7 Yargıç ancak Tanrıdır, 2 Birini alçaltır, birini yükseltir.

8 RAB elinde dolu bir kâse tutuyor, 2 Köpüklü, baharat karıştırılmış şarap döküyor; 2 Yeryüzünün bütün kötüleri 2 Tortusuna dek yalayıp onu içiyor.

9 Bense sürekli duyuracağım bunu, 2 Yakupun Tanrısını ilahilerle öveceğim:

10 ‹‹Kıracağım kötülerin bütün gücünü, 2 Doğruların gücüyse yükseltilecek.››

1 Ao mestre de canto. Não destruas. Salmo de Asaf. Cântico. Nós vos louvamos, Senhor, nós vos louvamos; glorificamos vosso nome e anunciamos vossas maravilhas.

2 No tempo que fixei, julgarei o justo juízo.

3 Vacile, embora, a terra com todos os seus habitantes, fui eu quem deu firmeza às suas colunas.

4 Digo aos arrogantes: Não sejais insolentes; aos ímpios: Não levanteis vossa fronte,

5 não ergais contra o Altíssimo a vossa cabeça, deixai de falar a Deus com tanta insolência.

6 Não é do oriente, nem do ocidente, nem do deserto, nem das montanhas que vem a salvação.

7 Mas Deus é o juiz; a um ele abate, a outro exalta.

8 Há na mão do Senhor uma taça de vinho espumante e aromático. Dela dá de beber. E até as fezes hão de esgotá-la; hão de sorvê-la os ímpios todos da terra.

9 Eu, porém, exultarei para sempre, salmodiarei ao Deus de Jacó.

10 Abaterei todas as potências dos ímpios, enquanto o poder dos justos será exaltado.